Panoramik Fotoğrafın Arkeolojisi
Söz konusu
panoramik fotoğraf ve sanal turlar olduğunda olayı seyir kültürü açısından
anlamak için biraz geçmişe bakmamız gerekir. Günümüzde sinema salonları
doldurmamız gibi özellikle Avrupa’da bir çok kişi Diaroma salonlarını
dolduruyordu. Robert Barker 1789un 14
Martında Londrada bir gösteriye başladı. “Mr.Barker'in Edinburg Kale ve Şehrinin
İlginç Şiirli Manzaraları” adını verdiği bu gösterisini özel inşa edilmiş
silindirik bir binada izleyicilere sunmaktaydı. Binanın merkezinde merdivenle
çıkılan ve seyir balkonları bulunan bir kule yer almaktaydı. Büyük ölçeğine
rağmen en ince detaylarına dek çizilen resimler incelikli olarak
renklendiriliyor ve arka duvarda yer alan pencereler ve suni aydınlatma
sayesinde derinlik izlenimi yaratılıyordu. Tüm görsellik o dönem için yepyeni
bir vizyondu fakat taşıma depolama ve sunma başlı başına bir problemdi. Fakat
buna rağmen bu “gerçekliğin içindeymiş” illüzyonu günümüz sanal turlarının
atası olmuştu.

Fakat seyir kültürünü tam olarak karşılayan ve “imgenin içine
izleyiciyi sokan” adam fotoğraf tarihinden de hatırlayacağımız Daguerre
olmuştu. Sahne tasarımcısı olan Louis Jacques Mandé Daguerre ressam Cahrles Bouton’la beraber çalışarak Diaroma bir şov haline
getirdiler. Seyir kültürünün “endüstriyel” planlayıcısı sayabileceğimiz
Daguerre imge ile olan maddi-duygusal bağını 1839 da çoğumuzun bildiği olayla
sonuçlandırdı. Fotoğrafın kamuya mal oluşu. 1839 sonrası birçok fotoğrafçı
dünyanın birçok yerine gidip fotoğraflar çekmeye başladı. Bu fotoğrafların
konusu çok farklı olabiliyordu bazen bir şehir, bazen antik harabeler bazen de
batıya mistik gelen doğu oryantalizmi…
Günümüzde Panoramik Fotoğraf
Artık fotoğraf makinesi olmadan dahi fotoğraf
çekebildiğimiz sayılsa teknolojinin yaratıcılık iksiri olduğu dönemde panoramik
fotoğraf için bir çok araç ve yöntem mevcut. Genel olarak yaygın kullandığımız
D-SLR makineler üzerinden konuyu açıklayacağım. Değişken objektiflerle çalışabilme
kolaylığı bize muazzam bir esneklik sağlar. Zoom objektif kullanıyorsak farklı
odak uzaklıkları ile farklı görseller üretebiliriz. Ama bu lenslerinde kendi
içinde avantaj ve dezavantajları vardır. Daha geniş açı görmek için 10mm 14mm
gibi açılar kullanırız.
Söz konusu Diaromaların görsel mirası olunca karşımıza
sanal turlar çıkar. Sanal tur algısında teknik kısım biraz daha farklıdır.
Kusursuz görüntü için belirli ekipmanlara ihtiyaç duyulur özellikle tripotlara.
Bunun nedeni ışığın kırılma noktasıdır. Klasik tripotlarda dönüş ekseni makinemizi bağladığımız
noktadır. Fakat kusursuz panoramik birleştirme için dönüş eksenini ışığın
kırıldığı “nodal noktasına” taşımamız gerekmektedir. Bunun için özel tripotlar
vardır. Genellikle 12mm ve 8mm gibi lensler kullanılarak yapılan bu çekimler
daha sonra yazılımlar birleştirilmektedir. 8mm objektiflerin özellikle mimaride
yarattığı barel efekt bozulması sanal turlardaki “içinde” geziyormuş hissi ile yok olmaktadır.

18yy
diaroma kültüründeki seyir algısı gelişiminin en güzel örneğidir. Dev binalar
ve yaklaşık 16 tonluk ekipmandan bugün kullandığımız sanal turlara
dönüşmüştür. Şuan o dönemde yapılan
işlerden çok daha iyilerini yapmak için sadece 7-8 kg ağırlığındaki ekipmana ve
bir bilgisayara ihtiyaç var.. 19.yy da modernizmin başındaki fütürizm tutkunları
gibi bir fütürist kehanetle yazımı sonlandırmak istiyorum.
“21 asrın mükemmel teknik
olanakları sayesinde hiç gitmediğimiz mekanlar artık küçücük monitörler
aracılığıyla bize uzanmaktalar. Bunun en büyük sebebi Walter Benjamin’in geçen yüzyıl başında
söylediği “yorulmak bilmez bir çabayla teknik ve el becerisiyle doğanın
eksiksiz bir kopyasını yaratma” tutkusu. Tekniğe karşı olan hayranlığımız hala
aynı el becerisinin yerini sayısal araçlar hızla almakta. Kim bilir belki
ilerde bizim illüzyonla yıkmaya çalıştığımız 2 boyut algısı 3 boyutlu
hologramlarla iyice yıkılmış olacak. Tıpkı bir 19.yy diaroması gibi insanlar
sanal turlarda hologramların içinde gezecek. Alıştığımız bildiğimiz o
fotoğrafın tadı iyice yok olacak. O zamana
kadar hala fotoğraf makineleri varken bolca fotoğraf çekin ve hayal etmekten
hiç vazgeçmeyin.”
Kaynaklar
Michel Frizot A
New History Of Photography
Walter Benjamin Pasajlar
Işık
Özdal “Panoramik
Fotoğrafın Kökenleri ve Türkiye Örnekleri” Gazi Üniversitesi G.S.F Sanat ve
Tasarım Dergisi
Mehmet
Çeliksan “Popüler Kültürle Beraber
Fotoğraftan D’image Geçiş” Yayınlanmamış Lisans Tezi